Anketimiz Katılın

Web Sitemizin Hizmetlerinden Memnunmusunuz?
5 Temmuz 2018
   |    Sonuç Göster

YAZARLAR

Ülkemizi; her alanda, sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde cari dengemizi ´fazla´ yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz." dedi.

14 Ekim 2021 16:46

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, sağlıktan eğitime, güvenlikten turizme ve sosyal yardımlara kadar ülkeyi ve milleti yakından ilgilendiren pek çok hususla ilgili değerlendirmeler yaptıklarını belirtti.

Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde PKK/YPG terör örgütü mensuplarının hain saldırısında şehit düşen polis memurları ile Afyonkarahisar'daki trafik kazasında hayatlarını kaybeden öğrencilere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili, dava ve yol arkadaşı İsmet Uçma'ya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileyerek, yarın mezunu olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi'nden öğle namazını müteakip dar-ı bekaya uğurlayacaklarını söyledi.

Kabine toplantısında sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri, hasta ve vefat sayılarından aşıdaki son duruma kadar tüm boyutlarıyla ele aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bu küresel tehdide karşı en başından bu yana gerek sağlık altyapısındaki gücüyle gerek üretim ve tedarik süreçlerini devam ettirmesiyle dünyada kriz yönetimini en iyi sergileyen ülkelerin başında geldiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde üretim ve ekonomide "kontak kapatan" ülkelerin şimdi yeniden çarkları döndürmekte, sistemi işletmekte ne kadar zorlandıklarını herkesin gördüğünü belirterek şunları söyledi:

"Biz salgınla mücadelemizi üretimin ve istihdamın kesintisiz sürmesini sağlayacak bir anlayışla yürütürken, maruz kaldığımız ithamları unutmadık. Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak, desteği vermek suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor. Gelişmiş ülkelerin çoğundaki sorunun mal veya ürün eksikliğinden ziyade, yönetim zafiyetinden kaynaklandığı görülüyor. Biz tıpkı şehir hastanelerini inşa ederek sağlık krizine güçlü bir altyapı ile girdiğimiz gibi, 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimize hazırladık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama kabiliyeti sayesinde ortaya çıkan bu başarıda emeği olan herkese, tüm bakanlıklarımıza kurumlarımıza personelimize teşekkür ediyorum. Tabii en büyük şükranı bu süreçte sabırla ve inançla hep bizim yanımızda yer alan milletimize sunuyoruz."

"Potansiyelimizin ve gücümüzün farkındayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman olduğu gibi önceliklerinin milletin huzuru, güvenliği, refahı ve geleceği olduğuna vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Ekonomide büyümeden ihracata, istihdamdan cari fazlaya kadar aldığımız her yeni güzel haber geleceğimize daha umutla bakmamızı sağlıyor. İşte bu sabah açıklanan ağustos ayı cari işlemler hesabında 528 milyon dolar fazla verdiğimiz görünüyor. Yine bugün açıklanan ağustos ayı işsizlik rakamlarının işgücüne katılım oranı sürekli arttığı halde istihdamdaki ciddi yükseliş sayesinde yatay bir seyir izlediği müşahede ediliyor. Birileri Türkiye'ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomide gerçekleştirmek için var güçleriyle saldırıyor olsa da biz kendi potansiyelimizin ve gücümüzün farkındayız. İnşallah ülkemizi yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde cari dengemizi 'fazla' yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz."

Tüm strateji ve imkanlarını bu doğrultuda seferber ettiklerini ve adım adım neticesini almaya da başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra Türkiye'nin ekonomik olarak her geçen gün çok daha güçleneceğini dile getirdi.

Kovid-19 salgınının dünyadaki adaletsizlikleri, haksızlıkları, bencillikleri ve bunları örtmek için yapılan güç gösterilerinin gerisindeki zayıf siyasi, sosyal yapıları da gün yüzüne çıkardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Küçük bir kesimin güvenliği ve refahı için asırlardır sömürülen, bölünen, parçalanan, birbirine kırdırılan vicdan ve ahlak dışı her türlü muameleye maruz bırakılan insanlığın kalanı artık bu çarpık sisteme itiraz ediyor. Birleşmiş Milletlerde dile getirdiğimiz 'Dünya beşten büyüktür' sözünü daha adil bir dünyanın mümkün olduğu teziyle genişleterek insanlığın bu ortak duygularına tercüman oluyoruz. İşte bu anlayışla Türkiye olarak Balkanlardan Kafkaslara, Afrika'dan Güney Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada hep mazlumun, mağdurun, hakkın ve hakikatin yanında yer alıyoruz. Hiç şüphesiz bu onurlu ve ilkeli tavrın bir bedeli var. Milletimizle birlikte gerektiğinde bu bedeli ödemekten de kaçmadık, kaçmayız. Ama aynı zamanda bugün Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlardan biri de bu haysiyetli duruşunun sonucu olan etki halkasıdır."

"Kimse bu vatanı elimizden alamaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde insanların kendilerine sevgi ve umutla bakan gözlerinde bu güzel iklimin tezahürleriyle karşılaştıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye'deki 3,6 milyon Suriyeliyi ve toplamda 5 milyonu bulan yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bir de bu açıdan bakmalıdır. Ülkemize karşı yükselen kin, nefret, düşmanlık dalgalarının çoğu defa biz farkında bile olmadan kırılmasında dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen bu tablonun çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. Bin yıldır vatanımız olarak bu coğrafyadaki varlığımız devam ettikçe kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Ama her kökenden her renkten her inançtan her meşrepten 100 milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, milletimizin yüreğindeki istiklal ve istikbal aşkı bitmediği müddetçe Allah'ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz."

Sadece bu gönül bağına güvenerek hareket etmediklerini, her alanda Türkiye'yi kalkındıracak, geliştirecek, güçlendirecek politikalarla, yatırım, eser ve hizmetlerle hedefe doğru kararlı bir şekilde yürüdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin, Cumhuriyet dönemindeki en iddialı demokrasi ve kalkınma projesinin 2023 vizyonumuz olduğuna inanıyorum. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız ve menziline de yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme girdik. Özellikle 2053 vizyonumuz ve bu adımların en yakın, en önemli projesi her ne kadar uzak bir tarih gibi görülse de devlet ve millet hayatı bakımından önümüzdeki 30 yıllık sürenin kısa bir dönemi ifade ettiğini biliyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan 2023 projelerinin eksiklerini tamamlarken diğer yandan da gençlere emanet edecekleri 2053 vizyonu için somut hedefleri de yavaş yavaş oluşturmaya başladıklarına işaret ederek, bunlardan ilkinin bir süre önce ilan ettiklerin Yeşil Kalkınma Devrimi olduğunu hatırlattı.

Sanayi devrimiyle başlayan, bilgi ve teknoloji devrimiyle zirveye ulaşan dönemde bugün "gelişmiş" diye tabir edilen ülkelerin insanlığın ortak mirası olan çevreyi ve tabii kaynakları hoyratça tükettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya bugün insanlık tarihindeki büyük kırılmaların en önemli sebepleri arasında yer alan ve öncekilerden farklı olarak bu defa kendi eliyle başlattığı yeni bir iklim değişikliği gerçeğiyle karşı karşıyadır. Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliliğinde yaşanan kısmi yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlattığını uzaydan çekilen çekimler gösteriyor. Ama maalesef bu geçici duraklama iklim değişikliği sorununa çözüm olmaktan çok uzaktır." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir dünya devletlerinin bir araya gelerek iklim değişikliğinin ağır sonuçlarını hafifletmeye yönelik çözüm yolları aradıklarını belirtti.

Her ne kadar sebebi olan gelişmiş ülkelerin bu doğrultuda atılacak adımların bedelini karşılamada adil sorumluluk üstlenme konusunda ayak direseler de neticeten iklim değişikliğinin herkesi ilgilendirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin acil yük paylaşımı konusundaki itirazlarını saklı tutarak Paris İklim Anlaşması'nı TBMM'nin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki haftalarda İtalya'da yapılacak G20 toplantısında ve İskoçya'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nde ülkemizin bu konudaki yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Önümüzdeki dönem için yeşil kalkınma devrimini tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek insanlığın önündeki bu önemli krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız. Hükümet olarak biz bu hususta üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz ve yapacağız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar milletin gönlünde karşılığı olmayan hiçbir siyaseti yapmadıklarını, hiçbir uygulamayı hayata geçirmediklerini, yeşil kalkınma devrimini de aynı samimiyetle milletin takdirine sunduklarını söyledi.

"Türkiye'yi müreffeh bir yer haline getirdik"

Türkiye'yi askeri gücünü ve savunma sanayisi geliştirerek, sınırların korunması ve sınır ötesi hareket yapmak için ihtiyaç duyulan silah ve mühimmatı üreterek, dışa bağımlılıktan kurtardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizi her türlü meselenin konuşulabildiği; ret, inkar ve asimilasyon politikaları yerine hak, hukuk ve özgürlük temelli bir yönetim yapısına kavuşturduk. Tüm bunlar sayesinde Türkiye'yi istisnasız her köşesinde, milletimizin istisnasız her ferdinin aynı demokratik ve ekonomik imkanlara sahip olduğu müreffeh bir yer haline getirdik. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür. Düne kadar teröristlerin kol gezdiği yaylalarda artık bal veren arıların, otlayan hayvanların, piknik yapan vatandaşlarımızın ve güzellikleri keşfeden turistlerin sesleri yankılanıyor. Düne kadar teröristlerin yol kesip huzur kaçırdığı ovalarda tarım ve üretim yapılıyor. Düne kadar teröristlerin saldırıları sebebiyle kapalı olan okullarda çocuklarımız eğitim-öğretim görüyor. Düne kadar yatırımcı olmadığı için tabelalarını indiren sanayi sitelerinde her gün fabrika binaları yükseliyor. İnşallah bu güzel tabloyu daha da geliştirerek sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına gelindiğini, artık çocukları dağa giden anne babaların yürek sızısı yerine, çocuklarına kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinçlerini paylaştıklarını söyledi.

Samimiyetle çalıştıkça, attıkları adımların karşılığını da görmeye başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda bu şekilde yeniden kazandığımız gençlerimizin sayısı 1000'i geride bıraktı. Sınırlarımızın ötesinde de PKK'sından DEAŞ'ına ve FETÖ'süne kadar, terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerine biniyoruz. Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesiminin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

"Uyuşturucu bağlantılı ölümleri son 5 yılda neredeyse üçte bir seviyesine düşürdük"

Terörün en büyük finans kaynağı olan uyuşturucuyla mücadeleyi de tarihin en ileri seviyesine getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Amerika'nın Afganistan'ı işgali sonrasında bu bölgede 20 kat artan afyon ekimi ve uyuşturucu üretiminin Avrupa'ya naklinin en büyük lojistik kaynağı PKK terör örgütüdür. Aynı şekilde Avrupa'daki gelişmiş laboratuvarlarda üretilen sentetik uyuşturucuların Orta Doğu bölgesine naklinin lojistiğini de PKK mensupları yürütmektedir. Tabii bu arada bizim gençlerimizi zehirleyen uyuşturucunun kaynağı da önemli ölçüde bu örgüttür. Sınırlarımızı sıkı sıkıya kontrol altına alarak, uyuşturucu suçlarına verdiğimiz cezaları artırarak bu trafiğe çok ciddi darbeler vurduk. Öyle ki ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümleri son 5 yılda neredeyse üçte bir seviyesine düşürdük. Bugün cezaevlerinde yatan mahkumların aşağı yukarı üçte biri uyuşturucu suçundan oradadır. Ülkemizdeki terör örgütlerini nasıl insan ve finans kaynaklarını çökerterek etkisiz hale getirdiysek, sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorlarında da aynısını yapacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde göç yönetiminde de yeni stratejileri ve uygulamaları devreye aldıklarını dile getirdi.

Türkiye'nin her dönemde olduğu gibi geçen 10 yılda da son derece onurlu ve ahlaklı şekilde hayata geçirdiği "insani güvenlik anlayışı"yla, sınırlarına gelen tüm mazlumlara ve mağdurlara kucak açtığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte Balkanlar'dan ve Kafkaslar'dan, daha yakın tarihte Irak'tan, son olarak Suriye'den gelen büyük göç dalgalarını hep bu anlayışla göğüsledik. Ancak dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler artık bu tabloyu aynı esneklikte devam ettirebilmemize imkan sağlamamaktadır." ifadelerini kullandı.

" Kaynak: www.iletisim.gov.tr

Bu haber 49 kez okunmuştur.
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz Maksimum 1000 karakter
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Yorumlar

0

Onay Bekleyenler

0
  Yükleniyor...